isilik neden olur

İsilik

İsilik, aşırı sıcaktan ya da çok fazla terlemekten dolayı deride oluşan küçük pembe kabartılar şeklinde tanımlanabilir. İsiliğin  bir çok çeşiti vardır. Bazı türleri hiçbir iz bırakmadan kaybolurken, çoğu kez göğüste ve karının üzerinde şiddetli kaşıntı ile kendini göstermektedir. En fazla bebeklerde karşılaşılmaktadır. İsilik, ter deliklerinin tıkanması sonucu ter bezlerinin küçük kabarcıklar halini almasından ileri gelir.En fazla bir ya da iki aylık bebeklerde görülen isiliği önlemek için yapılabilecek bazı önlemler vardır.  Mesela, sıcak havalarda bebekleri serin tutmalı, sıkı kıyafetler giydirmekten kaçınılmalı ve çok fazla nemlendirici krem kullanılmamalıdır. Bebeğin altı sık sık değiştirilerek bel lastiği sıkı naylon külot giydirmekten kaçınılmalıdır. Ayrıca deride iltihap oluşursa asla sabun kullanmamak gerekir. Bu belirtiler sıcak havada ve bebeğin aşırı sıcak ortamda bulunmasından dolayı daha da artabilir. İsilik çok çeşitli şekillerde olabilir. Hafif şiddette olan isilik küçük boyutta olur  ve kolayca patlayarak ince pullar oluşturan su kabarcıkları halinde görülmektedir. Daha ağır seyreden vakalarda ise kaşıntılı ve su toplayan kırmızı döküntüler meydana gelebilir. Ayrıca bu döküntüler sıcakta karıncalanma ve kaşıntı hissine sebep olabilir. Döküntü bir kaç gün içinde kaybolsa da yeniden tekrarlayabilmektedir.

 

Posted in Genel | Leave a comment

en cok karsılastıgımız varis hastalıgı

HASTALIKLAR EN SIK KARŞILAŞILANI VARİS

                İnsanlar özellikle belli bir yaştan sonra bazı hastalıklar ile çok sık karşılaşır. Bu hastalıklar ile ilerleyen yaşlarda karşılaşılmasının en büyük sebebi ise genç ve ya orta yaşlar da dikkat edilmeyen şeylerden kaynaklanır. Özellikle genetik yapıları, çalıştıkları işler, çalıştıkları işlerde ki çalışma koşulları ileri de bu hastalıklara yakalanma ihtimallerini belirler. Ancak bazen ise onlar ne kadar dikkat eder ise etsin aileden kaynaklı da yakalanılan ve elde olmayan durumlar ve hastalıklar da bulunabilir. Bu açılardan bakıldığında özellikle yapılması gereken tek şey iyi bir dikkattir. İşte bu hastalıkların başında ise varis ülseri gelir. Son yıllarda varis ülseri ile karşılaşma ihtimali o kadar çoktur ki nerede ise her 4 insandan birinde bu hastalık ortaya çıkar. Özellikle yedikleri içtikleri dikkat etmeyen ve vücudu kilo almaya müsait ve ya kilolu insanlar bu türden hastalıklara daha fazla yakalanır. Bunun da yanında özellikle eğer iyi bir tedavi süreci geçirilmez ise bu hastalık ile sürekli olarak karşılaşma ihtimali de artar. Mesela bazen varis ile ilgili bir ameliyat geçirilir ancak çeşitli sebeplerden dolayı bu hastalık kısa ve ya uzun bir süre sonra tekrar ortaya çıkar. İşte böyle durumlar ile karşılaşmamak için ameliyat olmadan önce ve ya olduktan sonra mutlaka sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Ne olur ise olsun biz eşeğimizi sağlam kazığa bağlamalıyız, sonrası zaten bir şekilde mutlaka gelecektir.

 

Posted in Genel | Leave a comment

futbol bir takım oyunudur

FUTBOL

Çeşitli spor dalları arasında toplulukta yapılan bir spor dalı olan futbolun bir çok kuralı ve oynanış şekli bulunuyor. Sokaktaki oynanan futbolun üstüne yeterliliği bulunan futbol okullarında uzmanlar tarafından verilen eğitimle futbol öğrenilir. Futbolun oynanış şekilleri ve kurallarından bahsedelim . Serbest atışlar veya çok uzak mesafelere toş taşınmasına imkan veren ayak üstü vuruş tekniği topu havadan çok uzak mesafeye pas olarak yollama tekniğidir. Bu tarz topların karşıda top daha yere inmeden havada vuruş stiline de vole denir. Top ile sahada dikey veya yatay çok süratli vuruş stiline şut atmak deniyor. Eğer vuruşu yapan birisi teknik becerilere sahipse bu vuruşların büyük bir kısmı golle sonuçlanıyor.Futbol bir takım oyunudur. Futbolda takımında bulunan arkadaşlarla birebir top alışverişine pas yapmak denmektedir. İsabetli yapılan bu paslardan sonra düzgün bir şekilde topa vurulduğunda golle sonuçlanan ataklar olmalıdır. Takım olmanın en etkili şekli takım arkadaşına yakın durma paslaşma ve atağa kalkmadır. Futbolda uygulanan tekniklerden biri de kafa vuruşu olarak geçer. Genelde köşe atışları ve serbest vuruşlarda kullanılan bu yolla beceri sahibi biri gol atabilir. Ayağınızda bulunan topun hakimiyetini kaybetmeden rakip sahaya doğru topla girilmesi ve belli bir süre ilerlemenin adına da top sürme denilmektedir. Son olarak sahayı sağ ve sol olarak kapatan çizgilerden topun dışarı çıkmasından sonra taç atışı kullanılır.

Posted in Genel | Leave a comment

eğitğmde son 12 yıl nasıl olacak

EĞİTİM’DE SON 12 YIL

Milli eğitim politikalarını takip edenler hatırlarlar. Her gelen yeni yönetimle birlikte yeni bakanlar ve milli eğitim mevzuatı değişir. Elbette eskiye yeni şeyler eklemek veya olanı düzeltmek adına yapılanları yazdığımız son iktidar zamanında yapılan milli eğitimdeki gelişmeleri sırasıyla hatırlayalım diye eğitimde son 12 seneyi kapsayan bir yazı yazıyorum sizlere. İlk olarak 2002 senesinde meslek lisesinde okuyan öğrencilerimize iki senelik okullara kendi branşları olduğu sürece sınavsız geçiş hakkı tanındı. Bunun yapılması sayesinde dört senelik okullardaki yoğunluk azaltılmak istendi ama bu seferde iki senelik okullardaki kalite düşmüştür. 2003 senesinde, Daha önceki senelerde üniversite sınavına giren mesleki okullardaki öğrencilere yapılan katsayı eşitsizliği ortadan kaldırılarak katsayıların yükseltilmesi işlemi yapılmıştır.

Genel liselerle mesleki liseler arasındaki bu olumsuzluğu gidererek öğrencilere büyük fayda sağlanmıştır. 2004 senesi içinde 64 yıllık ilköğretim müfredatı değiştirilmiştir. Eğitimde düşünmeye, araştırmaya, iletişim ve bilime yönelik derslerin girmesi karara bağlandı. 2005 senesinde liselerde eğitim dört seneye çıkarılarak 4+4+4 uygulamasına hazırlık yapılmış oldu. Zorunlu dersler azaltıldı ve seçmeli derslerle çocukların kendi becerileri ortaya çıkarıldı. Yine bu senede yabancı dil eğitimi kaldırıldı. Birkaç hazırlık sınıfı olan okul devam etmektedir. LGS kaldırıldı ve OKS getirildi. Liseler birleştirildi. Tek sınavla katsayılar da değişti. 2007 senesinde OKS gitti ve SBS getirildi. Bu sayede ortaokullardaki üç senenin ortalaması alınması karara bağlandı. 2008 senesinde lise sayısı düştü. 2010 senesinde üniversite sınavında eski sisteme dönüldü. 2011 senesinde okullarda Arapça dersi seçmeli ders oldu. 2012 senesinde ise son olarak okul puanı eklenmesi yapılmaya başlandı.

Posted in Genel | Leave a comment

deflasyon nedir

DEFLASYON NEDİR

Deflasyon genel olarak piyasanın fiyatının sürekli düşüşü durumudur. Enflasyonun tam tersi olan bu durum aslında iktisat terimleri arasında bulunan bu durum enflasyon etkisini durdurarak ve yükselişi engelleyerek, fiyatların sabitlenmesi ve gerilemeye başlamasına sebep olmaktır. Piyasanın durgunluğunda mal ve hizmet arzının talebi geçmeye başladığı durumlarda piyasadaki paranın az olduğu zamanlarda ortaya çıkıyor. Deflasyon her şeyde olduğu gibi üretimde ve istihdamda olumsuzluğa yol açar. Deflasyon fiyatların hızla azalması durumudur. Enflasyon hızının düşmesi durumuyla karıştırılmamalıdır. Deflasyon türleri de bulunmaktadır. Para deflasyonu denilen türünde piyasadaki banknotların tedavülden çekilmesi ile oluşan durumdur. Tarihte 1944 yılında Belçika’da ve savaş sırasında Almanya’da paranın piyasadan çekilmesi ile bankalarda tutulması yoluyla para hacmi azaltılmıştır. Mali deflasyon türünde ise kamu açıklarının kapatılması için vergilerin arttırılması yoluyla fazlalık oluşturmaya ve bu fazlalığı ya kullanmama yada kamu açıklarının kapatılması yoluyla eritilmesine imkan verir. Deflasyonun bir diğer türü olan Kredi deflasyonu kredi alacaklara daha fazla iskonto yapılmasını sağladığından bankaların mevduatlarını arttırmaları ve sıkı denetimin gelmesidir. Deflasyonun etkilerine bakacak olursak;

Deflasyon toplumdaki refah ve huzuru bozar ve frenler. Olan hammadde işgücüne yetmez ve üretim durur .Sonuçta üretim durduğunda işsizlik hızla artar ve paranın değeri düşmeye başlar. Çalışanların işgücü için aldıkları ücretleri düşer . Buna bağlı olarak da alım gücü düşer. İşyerlerinin karı azalır ,satış olmaz . Deflasyon da parası olan alıcılar kar ederken satıcı zarar eder. Çalışanın emeği karşılıksız kalır yada düşük ücret olur. Sabit geliri olan vatandaşlar piyasanın bu durumundan etkilenseler de farkında olmazlar.

Posted in Genel | Leave a comment

zamanımızda teknoloji harikası cep telefonu

CEP TELEFONU

İnsanlığın ilk insandan başlayan haberleşme ihtiyacının zamanımızda kullanılan teknoloji ile desteklenmesinin ardından haberleşme araçlarından olan sabit telefonu yanımızda taşımamıza izin veren teknolojik cihazdır. Üzerimizde kolayca taşınabilen, kapsama alanı ile ev telefonundan ayrılan, kablosuz telefon sistemine verilen adı cep telefonudur. Günümüzde birçok özelliği de içine alarak gelişmiş bulunan bu iletişim aracı bir sürü yan aksesuarı ile insanlığın hizmetindedir.

Zamanımızda teknoloji ile birleşerek büyük bir atılım içine giren cep telefonları sayesinde artık internet her zaman yanımızda ve kapsama alanları sınırsız olmakla birlikte zaman ve yer ayırmaksızın hizmet vermektedir. Cep telefonları da kendi içinde ilerlemiş ve model model ayrılarak ekran özellikleri ile ses özellikleri ile hatta dış görünümü ile birbirinden ayrılmış durumdadır. Ama bütün bu gelişen dünyada faydasının yanında belli bir noktada hastalık yapan bu teknoloji genelde beyin hücrelerine direk etki etmesi ve radyasyon yaydığı için tehlikeli olarak görülmektedir ama cep telefonları lüzumlu bir iletişim aracı olduğu için zararlarını en aza indirmek için araştırmalar yapılmıştır. Sonuçta baş ağrısı, işitme kayıpları, dikkatsizlik, kısa süreli görme kayıpları oluştuğu gözlenmiştir. Çağımızın yeni hastalıkları Parkinson ve Alzheimer hastalıkları da bu teknolojiye bağlı olarak gelişen ve ilerleyen rahatsızlıklardandır. Çünkü cep telefonlarının sinyal alışverişini yapan ve kapsama alanlarının binlerce km ye yayan baz istasyonları buna sebep olmaktadır.

Posted in Genel | Leave a comment

bireysel ilişkilerin hayatta önemi

BİREYSEL İLİŞKİLERİN HAYATA ETKİSİ

                Pek çok insanın hayatını etkileyen farklı insanlarla olan ilişkileri bulunmaktadır. Bir insanın bir başkasıyla olan ilişkileri onun iş veya sosyal hayatını da yakından etkilemektedir. Bir insanın bireysel ilişkileri ne kadar başarılı ise iş hayatında da o kadar başarılı olduğu görülmektedir.İş hayatı ve sosyal hayat her ne kadar birbirinden bağımsız olarak görülse de aslında bütünüyle farklı hayatlar değildir. Her ikisi de belli ölçülerde birbirini etkilemektedir. Bu nedenle iş hayatında mutsuz olan bir kişinin sosyal veya özel hayatında mutlu olduğunu söylemek doğru olmayacaktır. Bireysel ilişkiler konusunda başarılı olan, yani ilişkilerinde sorun yaşamayan kişilerin sabah daha huzurlu uyandığı ve işe gittiğinde daha verimli ve yüksek tempolu çalıştığı görülmektedir. İkisini birbiri ile dengeli tutmak önemli olduğu kadar da zordur. Her ne kadar özellikle bayanlarda “eve iş getirme” gibi itirazları olsa da bunun başarılması oldukça zor olacaktır. Kötü bir iş gününün ardından eve gelip eşine güler yüz göstermek oldukça zor olacağı gibi kişinin sıkıntılarını içine atmasına ve stres yapmasına neden olmaktadır. Bireysel ilişkiler söz konusu olduğunda normal sayılabilecek seviyede bir ilişki yaşayabilmek için gerekli öneriler anlamsız kalacaktır. Çünkü her insan kendince bir dünyaya sahiptir ve birinin diğerine göre oranlanması ya da birbiriyle karşılaştırılarak ortak bir sonuca varılması söz konusu olamayacaktır.

Posted in Genel | Leave a comment

bel fıtıgı egzersizleri nelerdir

BEL FITIĞI NEDENLERİ

 

Bel fıtığı, hareket etmeyen kişilerde çok sık görülen bu hastalık tedavi edilmediği takdirde ilerleme göstermektedir. İlerleyen bel fıtıklarında cerrahi operasyonlar yapılmaktadır. Ameliyat sonrasında hastanın bir süre yatak istirahatı yapması istenecektir.

Bel fıtığı, sürekli olarak ağır yük kaldıran kişilerde, oturarak çalışanlarda, ev hanımlarında sıklık ile görülen bir hastalıktır. Genelde 35-50 yaş arası kişilerin maruz kaldığı bel fıtığı kadın ve erkeklerde eşit oranda görülebilmektedir. Uzun boylu olan kişilerin bel fıtığı olma riskinin çok daha fazla olduğu gözlemlenmektedir. Omurgalarının yapısından dolayı diskleri kolaylıkla kayabilmektedir. Bu kişilerde egzersiz yapmak çok önemli yer tutar. Bel ağrısı ile hekimlere başvuran hastaların sayısı çok fazladır. Günümüzde artan stres ile kişiler sürekli olarak gerilmektedir. Kasların gerilmesi ile de bu hastalık tetiklenebilmektedir. Hareketsiz yaşam ve yanlış yapılan hareketler ile bel omurgalarında sorun yaşanmaktadır. Bu omurgada bulunan disklerin kayması orada ki sinirlere baskı yapılmasını sağlamaktadır. Oluşan baskı bel ve bacakta dayanılmaz ağrı oluşturacaktır. Bu ağrılara bel fıtığı denmektedir.

 

Posted in Genel | Leave a comment

bel fıtıgı olanlarda yapılacak öneriler

Hekim bu tarz fıtıklara hemen kas gevşetici ilaçlar ve egzersiz hareketleri önerir. Bu tedaviyi ve egzersizi doğru yapan kişilerde ağrılarının azaldığı gözlemlenmektedir. Fakat eğer zamanında hekime gidilmemiş ve fıtık ilerlemiş ise fizik tedavi yâda cerrahi operasyona gerek duyulabilir. Bel fıtığı olan kişilere yapması önerilen egzersizler bulunmaktadır. Bu egzersizlerin en başında hafif tempolu yürüyüşler gelmektedir. Ağrıyı arttırmayacak şekilde planlanan bu yürüyüşler her gün düzenli olarak yapılması önerilir. Daha sonra yüzme bel fıtığı hastaları için en önemli spordur. Yüzme ile tüm kaslar hareket ettiği için belde ciddi bir rahatlama olacaktır. Belirli bir plan dâhilinde yüzen hastalarda bel ağrıları azalmaya başlamaktadır. Daha sonra gerinme hareketleri de bel fıtığı hastalarına önerilen hareketler arasındadır.

Posted in Genel | Leave a comment

bas ve boyun kanseri neden ileri gelir

Baş ve Boyun Kanserleri

Erken teşhis edildiğinde tedavi şansı çok yüksek olan baş ve boyun kanserleri erken belirti vermektedir. Sigara ve tütün kullanma alışkanlıkları baş ve boyun kanserlerinin en önemli nedenleri arasında bulunmakta olup, yapılan araştırmalar % 30 gibi bir oranla sigara kullanımı ve alkol gibi spesifik faktörlere uzun süre maruz kalmanın bu kanser türleriyle yakın ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Sigara ve içki kullanma alışkanlığı olmayan kişilerde bu kanser türüne rastlanma olasılığı neredeyse sıfırdır.

genel belirtileri, boyunda şişlik, ses değişimi, dudakta büyüme, kanama, yutma problemi, ciltte meydana gelen değişimler, devam eden kulak ağrıları şeklindedir. Bu kanser türleri genellikle lenf düğümlerine yayılır. Bu nedenle boyunda oluşan ve 2 haftadan daha uzun süren şişlikler ciddiye alınmalı ve mutlaka uzman bir hekime danışılmalıdır. Boyunda meydana gelen her şişliğin kanser belirtisi olduğu düşünülmemeli fakat ağız, gırtlak, guatr kanseri, bazı lenf ve kan kanserinin ilk belirtisi olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca pek çok gırtlak kanserinde ses değişimi meydana gelmektedir. Bu nedenle yine 2 haftadan uzun süren ses kısıklığı varsa ihmal edilmemelidir. Dil ve dudak kanserlerinde ise uzun süre geçmeyen yara ve şişlikler olabilirken, iltihap yoksa ağrı görülmemektedir. İleri aşamalarda kanamalar olabilir. Özellikle ağız, burun, boğaz ve akciğer kanserleri kanamaya neden olabilir. Boğaz ve yemek borusu tümörlerinde bazı durumlarda katı gıdalar ve hatta sıvı gıdaların bile yutulması zorlaşmaktadır. Ağızdan alınan gıdalar, bir noktada batma hissine neden olarak mideye iner ya da ağızdan geri gelir. Bu durumda mutlaka doktora başvurulmalıdır.Baş boyun kanserlerinin belirtileri arasında en sık karşılaşılan durum ciltteki değişimlerdir. Bazen özellikle alın, yüz, kulak gibi cildin güneşe maruz kaldığı yerlerinde renk değişimi oluşurken, bazen de küçük, soluk bir şekilde başlayan ve yavaş yavaş büyüyen yaralar görülebilir. Dudakta, yüzde, kulakta düzelmeyen bir yara varsa hemen doktora başvurmak gerekmektedir. Yutkunma sırasında kulak ve etrafında oluşan ağrılar,  yutkunma zorluğu, ses kısıklığı ya da boyunda bir şişlik ile beraber oluyorsa kesinlikle ihmal edilmemelidir.

 

Posted in Genel | Leave a comment